Ürünler
Agrega
Kalker esaslı kırma taş ve mıcır; beton, asfalt ve altyapı dolgusunda tane dağılımına göre seçilir.

Genel bakış
Agrega, betonun ve bitümlü karışımın hacimce %70–80'ini oluşturur; nihai yapının davranışını bağlayıcıdan çok agrega belirler. Kalker esaslı kırma taş ve mıcır bu işi dört özellik üzerinden yapar: tane dağılımı, aşınma direnci, tane şekli ve gözenek yapısı. Bunların hiçbiri tek başına “kalite” değildir — her biri farklı bir hasar biçimini engeller.
Sahada en sık gördüğümüz hata, agreganın tek bir sayıyla seçilmesi; genellikle Los Angeles değeriyle. Oysa asfaltın aşınma tabakasında cilalanma direnci, hazır beton üretiminde su emme ve yassılık, granüler temelde ise elek eğrisinin sürekliliği belirleyici olur. Yanlış parametreye optimize edilmiş bir agrega, raporda kusursuz görünüp sahada erken bozulur.
Ürünlerimiz TS EN 12620 (beton agregaları), TS EN 13043 (bitümlü karışımlar) ve TS EN 13242 (bağlayıcısız ve hidrolik bağlayıcılı malzemeler) kapsamında d/D tane sınıfları hâlinde üretilir ve her sınıf ayrı stoklanır. Aşağıda hangi spesifikasyonun hangi sonucu kontrol ettiğini, seçimi nereden başlatmak gerektiğini anlatıyoruz.
Teknik özellikler
| Parametre | Değer | |
|---|---|---|
| Ana bileşen | CaCO₃ (kalsit) ≥ %95 | EN 932-3 petrografik tanımlama |
| Tane sınıfları (d/D) | 0/4 · 4/11 · 11/22 · 22/40 · 40/70 mm | EN 933-1 eleme analizi |
| Los Angeles katsayısı (LA) | 20–30 | EN 1097-2 — LA₂₅ / LA₃₀ kategorisi |
| Micro-Deval (MDE) | 10–20 | EN 1097-1 — ıslak aşınma |
| Yassılık indeksi (FI) | ≤ 20 | EN 933-3 — talebe göre FI₁₅ |
| Tane yoğunluğu (ρa) | 2,65–2,72 Mg/m³ | EN 1097-6 |
| Su emme (WA24) | ≤ %1,0 | EN 1097-6 — don direncinin ön göstergesi |
| Donma-çözünme kaybı (F) | ≤ %2 | EN 1367-1 — F₂ kategorisi |
| Magnezyum sülfat değeri (MS) | ≤ %18 | EN 1367-2 — tuzlu ortam |
| Kum eşdeğeri (SE), 0/4 | ≥ 60 | EN 933-8 — ince malzeme temizliği |
| Cilalanma direnci (PSV) | 40–45 | EN 1097-8 — aşınma tabakasında sınırlayıcı |
| Gevşek yığın yoğunluğu | 1,35–1,55 t/m³ | EN 1097-3 — sipariş dönüşümü için |
Ana bileşen
CaCO₃ (kalsit) ≥ %95
EN 932-3 petrografik tanımlama
Tane sınıfları (d/D)
0/4 · 4/11 · 11/22 · 22/40 · 40/70 mm
EN 933-1 eleme analizi
Los Angeles katsayısı (LA)
20–30
EN 1097-2 — LA₂₅ / LA₃₀ kategorisi
Micro-Deval (MDE)
10–20
EN 1097-1 — ıslak aşınma
Yassılık indeksi (FI)
≤ 20
EN 933-3 — talebe göre FI₁₅
Tane yoğunluğu (ρa)
2,65–2,72 Mg/m³
EN 1097-6
Su emme (WA24)
≤ %1,0
EN 1097-6 — don direncinin ön göstergesi
Donma-çözünme kaybı (F)
≤ %2
EN 1367-1 — F₂ kategorisi
Magnezyum sülfat değeri (MS)
≤ %18
EN 1367-2 — tuzlu ortam
Kum eşdeğeri (SE), 0/4
≥ 60
EN 933-8 — ince malzeme temizliği
Cilalanma direnci (PSV)
40–45
EN 1097-8 — aşınma tabakasında sınırlayıcı
Gevşek yığın yoğunluğu
1,35–1,55 t/m³
EN 1097-3 — sipariş dönüşümü için
Öne çıkanlar
Tek bir “agrega” yoktur: her d/D sınıfı ayrı üretilir ve ayrı stoklanır; nihai elek eğrisi ocakta değil karışım tasarımında kurulur.
Kalsitik kalker silis içermediği için alkali-silika reaksiyonu riski taşımaz — yüksek alkalili çimento veya nemli servis koşulunda doğrudan avantaj.
Bazik yüzey karakteri bitümle güçlü yapışma verir; soyulma (stripping) problemi silisli agregaya göre belirgin biçimde düşüktür.
Yassılık indeksi kırıcı konfigürasyonuyla üretimde kontrol edilir; FI₂₀ standart, FI₁₅ talep üzerine üretilir.
Düşük su emme (WA24 ≤ %1) ve düşük donma-çözünme kaybı — dış ortam betonu ve yüksek çevrim sayılı iklimler için.
Her tane sınıfı için EN 12620 / EN 13043 / EN 13242 kapsamında CE işareti ve performans beyanı (DoP) sevkiyatla birlikte verilir.
Kullanım
Tane dağılımı neden en belirleyici spesifikasyon
Agrega siparişi tek bir malzeme siparişi değil, bir elek eğrisi siparişidir. TS EN 12620 ve TS EN 13043 agregayı d/D tane sınıflarıyla tanımlar: 0/4, 4/11, 11/22, 22/40. Biz bu sınıfları ayrı üretir ve ayrı stoklarız; nihai eğri santralde veya şantiyede, karışım oranıyla kurulur. Tek bir 0/22 yığınından beton dökmek, eğriyi tesadüfe bırakmak demektir.
Eğrinin sürekli mi süreksiz mi olacağını uygulama belirler. Betonda sürekli granülometri boşluk hacmini düşürür ve aynı işlenebilirliği daha az çimento hamuruyla verir; boşluk oranındaki her yüzde puanlık azalma metreküp başına birkaç kilogram çimento tasarrufuna karşılık gelir. Bitümlü karışımda ise taş iskeletinin yükü doğrudan taşıması istendiğinde (SMA) bilinçli olarak süreksiz eğri seçilir.
İri sınıfların gideceği yer de farklıdır: 22/40 ve üzeri drenaj, balast ve kaya dolguya giderken, seçilmiş 20–60 mm parça kalker yüksek fırında flaks olarak değerlendirilir. Aynı ocaktan çıkan malzemenin nereye gideceğine çoğu zaman kimyasal bileşim değil, tane boyutu ve dayanım kategorisi karar verir.
Los Angeles değeri neyi söyler, neyi söylemez
Los Angeles deneyi (EN 1097-2) agregayı çelik bilyelerle birlikte döndürerek darbe ve aşınmaya karşı direncini ölçer; sonuç, deney sonunda 1,6 mm elekten geçen yüzdedir. Kalker agregada tipik LA değeri 20–30 aralığındadır ve LA₃₀ kategorisi beton ile bağlayıcısız temel tabakalarının büyük bölümü için fazlasıyla yeterlidir.
LA'nın söylemediği iki şey vardır. Birincisi ıslak koşuldaki aşınma: Micro-Deval deneyi (EN 1097-1) numuneyi su içinde aşındırır ve drenajı zayıf temel tabakalarında LA'dan daha gerçekçi bir öngörü verir. İkincisi cilalanma: cilalanma direnci (PSV, EN 1097-8) tamamen ayrı bir özelliktir ve LA ile anlamlı bir korelasyon göstermez.
Pratik sonuç şudur: malzeme granüler temele gidecekse LA₂₀ bir agrega için ek maliyet ödemek çoğu zaman gereksizdir; buna karşılık asfalt aşınma tabakasında LA mükemmel olsa bile PSV yetersizse malzeme kabul edilmez. Şartnamedeki kategoriyi topluca yükseltmek yerine, hangi kategorinin o tabakada gerçekten bağlayıcı olduğunu belirlemek daha çok tasarruf sağlar.
Yassılık ve şekil indeksi kırıcı seçiminin sahadaki karşılığıdır
Yassılık indeksi (FI, EN 933-3) tanenin kalınlığını genişliğine oranlar; şekil indeksi (SI, EN 933-4) uzunluk-kalınlık oranına bakar. Bu iki sayı doğrudan kırıcı konfigürasyonunun sonucudur: çeneli kırıcıdan çıkan malzemede yassı tane oranı yüksek olur, konili ve dikey milli darbeli (VSI) kırıcı ise kübik tane üretir. Yani FI, malzemenin doğasından çok üretim hattının kararıdır.
Yassı tane betonda üç sorun çıkarır: aynı çökme için su ihtiyacı artar, taneler yatay yönelim alarak altlarında su cebi oluşturur ve pompa hattında kilitlenme riski yükselir. Bitümlü karışımda ise yassı taneler silindiraj sırasında kırılır; sıkıştırma sonrası elek eğrisi tasarımdan sapar ve boşluk oranı hedef aralığın dışına çıkar.
Bu yüzden FI kategorisi bizim için sonradan raporlanan bir sonuç değil, üretim parametresidir. FI₂₀'nin yeterli olduğu bir projeye FI₁₅ üretmek gereksiz enerji harcamaktır; tersine, ince tabakalı aşınma karışımında FI₁₅ talebi karşılanmadığında sahada sıkıştırma problemi kaçınılmazdır. Sipariş aşamasında hedef kategoriyi bilmek, sahada sürpriz olmamasını sağlar.
Don direnci iklim sorusu değil, gözenek yapısı sorusudur
Donma-çözünme hasarı, taneye giren suyun donarken genişleyip gözenek duvarını çatlatmasıyla oluşur. Belirleyici olan bölgenin yılda kaç gün sıfırın altına düştüğü değil, agreganın su emme kapasitesi ve gözenek boyut dağılımıdır. Bu yüzden ilk bakılacak sayı EN 1097-6'ya göre ölçülen 24 saatlik su emme değeridir (WA24).
Pratik eşik nettir: WA24 %1'in altındaysa malzeme çoğu şartnamede ek deney istenmeden kabul edilir. %1–2 aralığında EN 1367-1 donma-çözünme deneyi talep edilir. %2'nin üzerinde ya da deniz suyu ve buz çözücü tuz teması varsa magnezyum sülfat deneyi (EN 1367-2, MS kategorisi) devreye girer; tuzun kristalizasyon basıncı saf sudan çok daha zorlayıcıdır.
Aynı beton reçetesi farklı maruz kalma sınıflarında farklı agrega gerektirir: karayolu kenarındaki bariyer ile iç mekân döşemesi aynı malzemeyi hak etmez. Buz çözücü tuz altında EN 1367-6'ya göre ölçülen kayıp, saf su ile yapılan deneye göre birkaç kat yüksek çıkabilir — şartname yazılırken maruz kalma sınıfı ile deney seçimi birlikte kararlaştırılmalıdır.
Kalker agrega betonda nerede avantaj, nerede dikkat gerektirir
Kalsitik kalker agreganın betondaki en somut avantajı silis içermemesidir. Alkali-silika reaksiyonu (ASR), reaktif silisin çimento alkalileriyle genleşen bir jel oluşturmasıyla başlar; kalsit bu reaksiyona girmez. Yüksek alkalili çimento kullanıldığında veya yapı sürekli nemli hizmet verecekse kalker agrega riski daha baştan ortadan kaldırır.
Bunun iki istisnası vardır. Birincisi kalker içindeki çört veya silisli mercek safsızlıkları; EN 932-3'e göre petrografik tanımlama bu safsızlıkları görünür kılar. İkincisi dolomitik fasiyeste görülen alkali-karbonat reaksiyonudur (dedolomitizasyon). Her iki durum da ocak bazında petrografiyle elenir; analiz sertifikasındaki CaCO₃ yüzdesi tek başına yeterli bilgi vermez.
Karışım tasarımında izlenecek diğer başlıklar sülfat ve klorür içeriğidir: EN 1744-1'e göre asitte çözünen sülfat AS 0,2 sınırının, toplam kükürt ise %1'in altında kalmalıdır. İnce kısmın kalitesi de betonun su ihtiyacını belirler; 0,063 mm altı filler miktarı yükseldiğinde priz ve işlenebilirlik kayar. Kontrollü bir filler eğrisi gerektiğinde karışım öğütülmüş kalsiyum karbonat ile ayrıca takviye edilir.
Bitüme yapışması güçlü, cilalanmaya direnci sınırlı
Kalker yüzeyi bazik karakterlidir ve bitümün asidik bileşenleriyle güçlü bir bağ kurar. Silisli agregada sık görülen soyulma (stripping) problemi kalker agregada belirgin biçimde düşüktür; bu, yağışlı bölgelerde ölçülebilir bir dayanıklılık farkına dönüşür. Yine de kritik projelerde soyulma direncini güvenceye almak için karışıma ağırlıkça %1–2 oranında hidratlı kireç eklenir; kireç aynı zamanda yaşlanma direncini artırır.
Zayıf yön cilalanmadır. Kalkerde PSV değeri tipik olarak 40–45 aralığında kalır; trafik altında yüzey parlar ve ıslak zeminde sürtünme katsayısı düşer. Bu nedenle kalker agrega yüksek hızlı yolların aşınma tabakasında tek başına kullanılmaz. Bağlayıcı (binder) ve bitümlü temel tabakalarında ise hem teknik hem ekonomik olarak yerindedir.
Doğru kurgu tabaka bazında yapılır: karayolu ve asfalt uygulamalarında aşınma tabakasında yüksek PSV'li sert agrega, alt tabakalarda kalker kullanan hibrit çözüm çoğu zaman en düşük toplam maliyeti verir. Düşük hızlı servis yolları, otopark ve depo sahalarında ise kalker aşınma tabakasında da kullanılabilir; belirleyici olan trafik hızı ve ıslak sürtünme talebidir.
Dolgu ve temel tabakasında taşıma kapasitesini elek eğrisi belirler
Bağlayıcısız granüler tabakalarda taşıma kapasitesini tanelerin tek tek dayanımı değil, birbirine kilitlenmesi belirler. Bu yüzden 0/31,5 veya 0/63 gibi sürekli eğrili karışımlar kullanılır: iri taneler iskeleti kurar, ince taneler boşluğu doldurup sıkışmayı sağlar. EN 13242 bu malzemeleri beton ve asfalt agregalarından ayrı bir standart altında tanımlar.
Sahada kontrol edilen iki sayı modifiye Proctor'a göre sıkışma yüzdesi (genellikle ≥ %98) ve CBR değeridir. İnce malzemedeki kil içeriği bu iki sayıyı doğrudan bozar: metilen mavisi değeri (MB, EN 933-9) 10 g/kg'ın üzerine çıktığında malzeme suya doyduğunda taşıma kapasitesini hızla kaybeder. Bu yüzden 0/D karışımlarda ince kısmın temizliği iri tanenin dayanımından daha kritiktir.
Alt zemin yeterince taşımıyorsa çözüm daha kalın granüler tabaka değil, zeminin ıslahıdır. Sönmemiş kireç su içeriğini hızla düşürür ve killi zeminde puzolanik reaksiyonla kalıcı dayanım kazandırır; ardından granüler tabaka çok daha ince serilebilir. Zemin iyileştirme ve stabilizasyon tarafındaki dozaj hesabı, üstteki agrega tabakasının kalınlığını doğrudan belirler — iki kalemi ayrı ayrı optimize etmek toplamda pahalıya gelir.
Laboratuvar sonucu ile santral arasındaki fark: stok, nem, segregasyon
Deney raporu ile santralde ölçülen değer arasındaki farkın büyük bölümü stok yönetiminden gelir. Konik döküm yapılan bir yığında iri taneler eteğe kayar; aynı yığının tepesinden ve eteğinden alınan iki numunenin elek eğrisi belirgin şekilde farklı çıkar. Katmanlı serme ve yatay kepçe alımı bu segregasyonu büyük ölçüde önler.
İkinci fark kaynağı nemdir. Kırmataş kum (0/4) stokta tipik olarak %4–6 yüzey nemi taşır; bu su tartıya girmezse su/çimento oranı hedefin üzerine çıkar ve 28 günlük dayanım birkaç MPa düşer. Santral nem probu kalibre değilse, fırın kurutmalı manuel ölçüm en ucuz sigortadır. Yağış sonrası ilk saatlerde nem farkı en yüksek düzeydedir.
Belgelendirme tarafında agrega, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamında CE işaretine ve performans beyanına (DoP) tabidir; kararlılık değerlendirme sistemi 2+ olduğu için fabrika üretim kontrolü onaylanmış kuruluş denetimindedir. Dekoratif ve drenaj amaçlı sevkiyatlarda (peyzaj ve çevre düzenlemesi) beyan edilen kategoriler farklıdır; yıkanmış ve tozu alınmış sınıflar sipariş sırasında ayrıca belirtilmelidir.
Ambalaj ve sevkiyat

Silobas — dökme

Damperli — dökme

Big bag (1000 kg)

Torba (25 kg)
Dökme — damperli kamyon veya kırkayak (25–30 ton)
Dökme — vagon ve gemi yüklemesi (proje bazlı)
1000 kg big bag — dekoratif ve drenaj sınıfları
25 kg torba — peyzaj ve küçük hacimli uygulamalar
Yıkanmış / tozu alınmış sınıflar talep üzerine
Bu ürünün kullanıldığı alanlar
Sıkça sorulan sorular
Beton için hangi tane sınıflarını sipariş etmeliyim?
Tipik bir C25/30 için 0/4 kırmataş kum ile 4/11 ve 11/22 mıcır kombinasyonu yeterlidir. En büyük tane boyutu donatı net aralığının 3/4'ünü, kalıbın en dar kesitinin 1/5'ini ve döşeme kalınlığının 1/3'ünü aşmamalıdır. Sık donatılı perde ve kolonlarda 22 mm yerine 11 mm sınıfına inmek yerleştirme sorunlarını ortadan kaldırır.
Los Angeles değeri düşük olan agrega her uygulamada daha mı iyidir?
Hayır. LA yalnızca darbeli aşınmayı ölçer; ıslak temel tabakasında Micro-Deval, asfalt yüzeyinde ise cilalanma direnci (PSV) belirleyicidir. Granüler temel için LA₃₀ çoğu şartnameyi karşılar; LA₂₀ malzeme için ödenen fark bu tabakada karşılığını vermez.
Kalker agrega asfaltın aşınma tabakasında kullanılabilir mi?
Yüksek hızlı yollarda tek başına önerilmez. Kalkerin PSV değeri tipik olarak 40–45'te kalır; trafik altında yüzey cilalanır ve ıslak zeminde sürtünme düşer. Aşınma tabakasında yüksek PSV'li agrega, bağlayıcı ve bitümlü temel tabakalarında kalker kullanmak yaygın ve ekonomik çözümdür. Otopark, depo sahası ve düşük hızlı servis yollarında kalker yüzeyde de kullanılabilir.
Kalker agrega alkali-silika reaksiyonu riski taşır mı?
Saf kalsitik kalker silis içermediği için ASR açısından güvenlidir. Risk, kalker içindeki çört veya silisli safsızlıklardan, ya da dolomitik fasiyeste alkali-karbonat reaksiyonundan gelir. Bu yüzden ocak bazında EN 932-3 petrografik tanımlama isteriz; analiz sertifikasındaki CaCO₃ yüzdesi tek başına bu soruyu yanıtlamaz.
Yassılık indeksi yüksek agrega ne sorun çıkarır?
Betonda aynı çökme için su ihtiyacını artırır, tane altında su cebi oluşturur ve pompa hattında tıkanma riskini yükseltir. Asfaltta yassı taneler silindiraj sırasında kırılır; elek eğrisi tasarımdan sapar ve boşluk oranı hedef aralığın dışına çıkar. FI kategorisi üretimde kırıcı ayarıyla kontrol edildiği için sipariş sırasında belirtilmelidir.
Don direnci için hangi deney ve hangi kategori istenmeli?
Önce EN 1097-6'ya göre su emme değerine bakılır; WA24 %1'in altındaysa çoğu şartname ek deney istemez. %1–2 aralığında EN 1367-1 donma-çözünme deneyi talep edilir. Buz çözücü tuz veya deniz suyu teması varsa EN 1367-2 magnezyum sülfat deneyi ve MS₁₈ veya daha iyi bir kategori istenmelidir.
Agrega nemi beton karışımını nasıl etkiler?
0/4 kırmataş kum stokta tipik olarak %4–6 yüzey nemi taşır. Bu su karışım suyundan düşülmezse su/çimento oranı hedefin üzerine çıkar ve 28 günlük dayanım birkaç MPa geriler. Santral nem probu düzenli kalibre edilmeli, en azından yağış sonrası fırın kurutmalı manuel ölçümle doğrulanmalıdır.
Kırmataş kum (0/4) doğal kumun yerini tam olarak tutar mı?
Dayanım ve aderans açısından genellikle daha iyidir; köşeli taneler çimento hamuruna daha iyi kenetlenir. Buna karşılık su ihtiyacı biraz yüksektir ve 0,063 mm altı filler oranı kontrol edilmezse pompalanabilirlik düşer. Kum eşdeğerini (SE ≥ 60) ve metilen mavisi değerini (MB ≤ 10 g/kg) her partide izlemek gerekir.
Sevkiyatla birlikte hangi belgeler geliyor?
Her tane sınıfı için kullanım amacına göre TS EN 12620, TS EN 13043 veya TS EN 13242 kapsamında CE işareti ve performans beyanı (DoP) verilir. Kararlılık değerlendirme sistemi 2+ olduğundan fabrika üretim kontrolü onaylanmış kuruluş denetimindedir; talep halinde partiye ait güncel deney raporları da eklenir.
Siparişi ton olarak mı metreküp olarak mı vermeliyim?
Tartı esaslı sipariş her zaman daha güvenlidir; metreküp değeri gevşek yığın yoğunluğuna ve neme göre kayar. Kalker kırmataşta gevşek yığın yoğunluğu tipik olarak 1,35–1,55 t/m³ arasındadır, yani 1 m³ gevşek malzeme yaklaşık 1,4 tona karşılık gelir. Proje bazlı dönüşüm ve sevkiyat programı için teknik ekibimize ulaşabilirsiniz.
Bu proses için numune ve dozaj önerisi
Mevcut kullanımınızı ve hedefinizi yazın; teknik ekibimiz uygun spesifikasyon ve başlangıç dozajıyla dönsün.





